Sakarya Ermeni Yalanları-1

SAKARYA’DAKİ ERMENİ YALANLARI-1

Sakarya ilindeki bazı yerel gazetelerin başını çektiği Ermeni yalanlarını sırasıyla şöyle özetleyebiliriz.

Ermenilere ait yapıların Türklerden eski olduğu yalanı:

Radikal gazetesi (böyle bir gazete de kalmadı) halen internet sitesi aktif olup “Olsun güzel iş çıkarttık” haber başlığı ile sözde yayınına devam etmektedir. Bu gazetenin yukarıdaki bağlantısındaki haberin Sakarya’ya davet edilen Rumların bugünkü yakınları olan ve kendilerini “Bizantian Türkler” olarak tanımlayan kişilerce Radikal’e haber yapıldığını tahmin ediyorum. Bu şahıslar bugün tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin içine sızmış olup hepinizden daha Türkçü, Turancı, İslam ve Ümmetçi olmuşlardır.

Sakarya’da çok sayıda Ermeni Sevici vardır.

Söz konusu yazıda Sakarya’daki Ermenilerin varlığı tarihsel dayanaklara atfedilmekte, yerleşke isimlerinin gerçekte Ermenice olduğu ispata çalışılmakta ancak en fazla 100 bilemedin 150 yıl geriye gidebilmektedirler.

Örneğin bu yazıda;

ZAVEN SERAİDERİAN’IN ANILARINDAN

Nasıl olmuş ise bu yerel tarihçi F.B’nin eline 1980 yılında ABD’de New York’ta Ermeni Birliği’nin soykırımdan kurtulanlardan Zaven Seraiderian ile yaptığı bir sözlü tarih çalışmasının deşifresi geçmiş.

“Bu adam sizin köylü, bir göz at” diyor. 12 sayfalık deşifrede 1915’in en acımasız yanlarını ve kurtarıcılarını tarif ediyor Seraiderian. Satır aralarında da tarihsel bilgiler veriyor. Örneğin Ermenilerin Kurtbelen köyüne nasıl geldikleri gibi:

“Geyve Kayleplur’un (Kurt tepesi) bir parçasıydı. Ki adını Türkçe’ye Kurtbelen diye çevirdiler. 15 bin Ermeni vardı burada. Köyümüzün arkasında “Mayrastan” dediğimiz 10 bin ağaçlık bir mesire yeri vardı. Yaz aylarını orada geçirirdik. Hayvanlarımız çoktu, bereketliydik. Birçok göçmen buraya geldikten sonra kalırdı. En önemli göçmen Ani’den ve Ermenistan’dan gelirdi Kurtbelen’e. Kurtbelen isminin hikayesi de şöyle: Bir gün köylüler eşekle tepeye tırmanmaya çalışırlar ama zorlanırlar. İlk su kaynağına geldiklerinde oraya Kare aghpyur (Taş çeşme) derler. Birkaç dakika sonra bir başka kaynağa rastlarlar orada da Vari Aghpyur (Aşağı çeşme) derler. Bu arada da eşeği de ağaca bağlayıp bırakırlar. Uzun bir tırmanışın ardından geri döndüklerinde eşekten sadece kemikler kalmıştır. Kurtlar parçalamıştır onu. Bu yüzden de o tepeye Kayleplur (Kurt tepesi) derler.”

Çok ilginçtir ki;Ermeni yalanlarına ait yazılar “Nasıl olmuşsa” ve “Sözlü ifadelere göre” klişeleriyle doludur.

Sakarya Geyve’deki Kurtbelen ismini “Kayleplur” diye Ermenice söyleyip sonrada yerin asıl isminin bu olduğunu iddia etmek klasik bir Ermeni yalanıdır.

Kurtbelen köyündeki kalıntının Ermeni Kilisesi olduğu ve bu nedenle bölgenin sahiplerinin Ermeni olduğu hemencecik ispat edilir. Kurtbelen dediğiniz yer bir futbol sahasından biraz büyükçe bir yerdir. Alayı Ermeni olsa ne olur?

Ancak Geyve’ye en yakın ve en azılı HARİS Ermeni Terör çetesi bugünkü Pamukova (Akhisar) yöresinde faaliyet göstermiştir. GÖKBAYRAK müfrezesi bu çeteyi bitirmiş ve faaliyetlerine son vermiştir. Geyve’deki Ermeni çetelerin yaptıklarından cesaret alan NAZIM adındaki bir Türk, kendisini Ermeni ilan etmiş çete kurup haraç almaya başlamıştır. Nazım ise bugünkü hamamın yanındaki taş köprüde köprüye bağlanmış ve gelen geçen tarafından suratına tükürülmüştür. Nazım’ın asıl suçu eli kanlı çocuk katili Ermeni çetelerinden güç almak maksadıyla kendisini Ermeni ilan edip halkı haraca bağlamasıdır. (1917-1919) Kaynak: Namık Cihan- Geyve Ermenileri

https://www.geyvemedya.com/geyve-ermenileri/

Yani sözde tarihçiler ile belgelerde internet bağlantısındaki belgelerde görğlebileceği gibi Geyve – Pamukova Ermeni tarihi topu topu iki yüz yıllık kilise kalıntısı ve çetelerin kabarık suç dosyalarının Osmanlı arşivlerindeki kıymeti kadardır.

Ancak Namık Cihan’ın da dilden dile dolaşan şehir efsanelerinden etkilenip, kulaktan dolma bilgiler ile Ermenilerin Geyve’ye gelişini M.Ö. 1000 yılına dayandırdığı görülebilir. Ancak ne hikmetse M.Ö. 1000 yılından Ermenilerin kilise kalıntıları olan 1800’lü yıllara kadar arada başka ne bir kalıntı ne de Ermenice bir köprü veya bir kaya üzerinde yazıt göremezsiniz. Ermenilerin kendilerine ait olduğu yapıt veya kalıntılar ise Bizans dönemine aittir. Bizans ise bir millet değil bir imparatorluktur. Dolayısıyla bu imparatorluk tebaasının Roman, Ermeni, Rum yerine Sümerler (M.Ö. 4000-2000) kalıntısı olduğunu söyleme daha doğru olur ve tek bir ırktan veya milletten bahsetmek imkansızdır.

Ancak 90’lı yılların başında seminerlerde “Sümerler Türk egemen bir toplumdur” dediğimde benimle “Herkesi Türk yaptın be hocam” diye eğlenmeye çalışanlara, çok saygı duydukları İngiliz, Fransız, Rus ve ABD’li tarih bilimciler Sümerlerin yazıtlarda en çok Ön-Türkçe kelimeler kullandığını ispat etmişlerdir. Hatta yazıtlardaki 60 kelimenin bugünkü Türkçe ile birebir aynı olduğunu tespit etmiş olmaları da bir hissiyat uyandırmayacaktır.

Sözde Ermeni kalıntılarını bir tarafa bırakarak halen ayakta duran Türk yapıtlarını inceleyelim.

ORHAN CAMİ-Adapazarı

Adapazarı şehrin göbeğinde (hatta trafiği tıkadığı için kimilerince taşınması (nazikçe yıkılması) bile dillendirilmiştir, mükemmel bir Müslüman-Türk eseridir. Cami Orhan Gazi adına yaptırılmıştır (1900)

Durun… Cami 100 yıllık değildir. Yeniden inşa tarihidir.

Cami Orhan Gazi’nin buyruğu üzerine 1323 yılında yapılmış ve 1875 depreminde tamamen yıkıldıktan sonra temeli üzerine inşa edilmiştir.

ŞEYH MÜSLİHİDDİN CAMİİ – Kaynarca

Cami Hicri 902 , Miladi 1486 yılında inşa edilmiştir.

YUNUS PAŞA CAMİ- Taraklı

Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Vezir-i Azamı Yunus Paşa’ya talimatı üzerine 1517 yılında Mimar Sinan tarafından yapılan cami kubbesi kurşun kaplı olduğu için halk arasında Kurşunlu Cami olarak anılmaktadır.

Ermeni Sevicilere sorarsanız aslında çok daha eski ermeni yapıtları vardır ama bunlar Türkler tarafından yok edilmiştir. “Sözde…” olmak hep böyledir.

Yine yerel bir gazetede ;

http://www.bizimsakarya.com.tr/kultur-sanat/sakaryada-yasayan-azinliklar-h38243.html

Belgelere(!) dayalı Sakarya Ermeni nüfusu ballandıra ballandıra anlatılır. Nüfus kah 24.250 kah 4.000 kişi olarak yazılır. Sonra da en fazla Ermeni nüfusu yazana göre tekrar düzenlenir ve aslında mevcut nüfustan çok daha fazla Ermeni nüfusu olduğuna ikna edilirsiniz.

Bu yazıya göre bölgedeki Ermeniler 1600 yılına kadar vardır ve ondan sonra kolonileşir. Bu kolonileşme de tam bir tanımsız hikayedir.  Efendim, neyse… kolonileşen (!) Ermenilerin gelişi ile Adapazarı, Akmeşe, Arslanbey ve Bahçecik zenginleşir!!!

Bu arada gelelim Ermenice yer isimlerine, gülelim, eğlenelim.

Kocaeli Bahçecik/Bardizag: Sivas’ın Bardizag köyünden gelen Ermeniler kurmuştur!!!

Yani Anadolu’da çoook daha eskiyiz diyorlar :))

Kocaeli Akmeşe/Armaş : Evliya Çelebi’den “Akmeşe” adını kayıt gösterirler ama Armaş’ın nasıl buranın ismi olduğunu açıklayamazlar. Ama öyledir!

Aslanbey : Maalesef Ermenice adı uydurulamamıştır. Asıl yazılışı Arslanbey’dir ve Arslan Bey tarafından kurulmuştur. En yakın Türklük tarihi Yavuz Sultan Selim döneminde Malatya ve Sivas’tan kaçan Alevi Türkmen boylarının kurduğu bir yerleşkedir. Bunun öncesinde Anadolu Selçuklu dönemi Selçuk Han oğlu Arslan Bey tarafından bölge akıncıların taarruzlarına maruz kalmış ve son gelen Türk akıncılar tarafından tekrar yurt edinilmiştir. Zaten o dönem Bizans İmparatorluğu ve sonrasında İznik Rum Krallığı vardır ve o dönemlerde uygarlık veya varlık olarak Ermenilerin esamesi okunmaz.

Ehi şimdi ne oldu? Ermeni isimleri öncesi paragrafa geri dönelim. Ermeniler 1600 yılında geldi ve Türkleri zenginleştirdi. Ama ondan önce kolonileşmemiş Ermeniler vardı ve bunlar fakir miydiler? 1600 yılında kolonileşip Ermeni oldular ve Türkleri zenginleştirdiler. Ama aslında daha önce de vardılar. Ama 1600’de geldiler!!!

Syntax ERROR!

Olmuyor arkadaşlar olmuyor. Döngüye girdiniz.

Karar verin Sakarya’ya ne zaman geldiniz?

Not: Bu yazı kendilerini Bizantian Türkler (!) olarak adlandıran Adapazarlı siyasetçiler ve sivil toplum örgütü mensuplarına ithaf olunur. Bunlar da Ermeni Sevici olup asıl amaçları Türklüğü erozyona uğratıp Ermeniler üzerinden bu toprakları ele geçirmektir. Bunların senaryosunda Ermeniler her zamanki gibi kışkırtılacak piyonlardır ve kendileri bu sayede sutre ardında gizli kalacaklardır.

Aşağıda Devlet Arşvleri’nden alınan Geyve ilçesine ait Geyve Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Hüseyin Sabri Bey’in tutanakları bulunmaktadır.

YZBŞ.H.SABRİ-RAPORU.2OSMANLICA-441x600.jpg

 

YZBŞ.H.SABRİ-RAPORU.2TÜRKÇE-439x600 (1).jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s